ruhikizi

Evlilik Sözleşmesi ve Aşk

evlilik, evlilik sözleşmesi, hukuki, islamEvlilik sözleşmesi ya da hukuki ifadeyle mal rejimi sözleşmesi boşanma durumunda evlilik süresince edinilen malların nasıl paylaşılacağını düzenlemek için yapılır. Her hangi bir evlilik sözleşmesi yapılmamış ise evlendikten sonra edinilen mallar ve evlilik öncesi malların evlilikten sonraki gelirleri her iki eşin ortak malı olarak kabul edilir.

Okurların evlilik sözleşmesi ve aşk aynı cümle içinde nasıl kullanılabilir diyeceğini biliyorum. Zaten provakatif olsun diye böyle bir başlık attım yazıma. Madem boşanma gibi bir son olasılık dâhilindedir, üstelik günümüzde evliliklerin batı ülkelerinde yarısına yakını, Türkiye’de de İzmir ili başta olmak üzere giderek batı ülkelerindeki rakamlara yaklaşan oranlarda boşanmayla sonlanmaktadır, çok para kazanan bir kadın ya da erkeğin evlendikten sonra edindiği malların yarısını boşanırken kaybetmemek için evlilik sözleşmesi yapması son derece mantıklı görünüyor değil mi?

Hayır değil! Çünkü aşk ve mantık nadiren bir arada olabilecek şeylerdir. Bu nedenle kanaatimce evlilik sözleşmesi yapıp yapmama kararının yeni evlenen çifte bırakılması mahsurludur. Nitekim araştırmacılar (Baker ve Emery 1993) evlilik için başvuranlarda ve hukuk fakültesi öğrencilerinin boşanma konusundaki düşüncelerini incelediklerinde ilginç sonuçlara varmışlar. Araştırmaya katılanların, boşanmanın toplum geneli için olasılığı ve sonuçları hakkında oldukça gerçekçi bilgi sahibi oldukları halde kendi evlilikleri söz konusu olduğunda fazlasıyla iyimser oldukları görülmüştür. Üstelik aile hukuku konusunda bir eğitim almaları iyimserliklerini değiştirmemiştir. Araştırmacılar kişinin kendisi için düşündüğünde gerçeklerin bilişsel bir çarpıtmaya uğradığını ileri sürüyorlar. Ben de bu görüşe katılıyorum ve evlenmek üzere olan çiftlerin gelecekteki olasılıkları gerçekçi bir şekilde düşünerek karar veremeyecekleri kanaatindeyim.

Aşk, evlenmeyi düşünen eşlerden birinin gözünü kör etmemeyi başarsa bile, bir eşin evlilik sözleşmesi istemesi çoğu zaman diğer eş tarafından bir güvensizlik işareti olarak yorumlanır. Medya, ünlülerin evlilik sözleşmesi yapıp yapmamalarıyla nedense çok ilgileniyor. Örneğin Cem Yılmaz ve Ahu Yağtu’nun evlilik sözleşmesi yaptığı, Ebru Akel'in evlilik sözleşmesi yapmak istememesi nedeniyle, Özer Sancak'ın ailesi ile arasının açıldığı gerçek ya da dedikodu olarak magazin haberlerinde yer alıyor. Hülya Avşar’ın eşlerden birisinin evlilik sözleşmesi istediği birliktelikler için söylediği "Böylesine güven :)) dolu evlilikler nah! yürür :))))" ifadesi bence yaygın olan görüşü yansıtıyor. Evlilik sözleşmesi talep eden birinin evliliğinin sonlanma olasılığı daha mı yüksektir bilmiyoruz. Araştırmaya değer bir konu. Zaten geleneksel bir görüşten gelmeyen birinin evliliği daha büyük ihtimalle bitebilir ya da insanı yanıltabilecek duygusal bir karardan çok mantıkla hareket ettiği için daha sağlıklı bir evlilik yaşayabilir. Bilmiyoruz. Hülya Avşar’ın haklı olup olmadığı ayrı, en azından bazı çiftler için evlilik sözleşmesinin yapılmasının gerçekten faydalı olup olmadığı da ayrı bir tartışma konusudur. Sanırım bu iki tartışma bir arada yapıldığı için konu netliğe kavuşamamaktadır.

Soruna tersinden bakalım. Boşanma aşamasında neler oluyor? Genellikle adli psikiyatri birimine mahkeme kararıyla gönderilen çiftlerden edindiğim izlenim, eğer kanun koyucu tarafından eşlerin ve çocukların hakları tabiri caizse otomatik olarak gözetilmeyip, tazminat davaları yoluyla bu haklar elde edilmeye çalışıldığında zaten problemli olan ilişki (öyle olmasaydı evlilik bitmezdi, değil mi?) daha da içinden çıkılmaz eşlerin bir daha birbirinin yüzüne bile bakamayacakları bir hale geliyor. Eşlerden birisi tazminat davası açtığında diğer eş işin içinden sıyrılmak için, sanırım biraz da acemi avukatların tavsiyesiyle, diğer eşin akıl hastası olduğunu ya da cinsel sorunları olduğunu ileri sürüyor. Bu iddia (ya da iftira mı desek) eşler arasında zaten bozuk olan iletişimi tamir edilemez bir hale getiriyor. Eğer evlilikte çocuk varsa, boşanan kadın ve erkeğin bu duruma düşürülmesi çocukların geleceği açısından son derece zararlıdır. Çocuklar için doğru olan her şeye rağmen anne baba arasında iletişimin sürdürülmesidir. Tazminat davaları ve iftiralar çocuğun velayetini alan eşin intikam almak için çocukları kullanmasına, diğer eşin çocukları görmesine engel olmaya çalışmasına, çocuklarına boşandığı eşini kötülemesine kadar giden olumsuzluklara zemin hazırlayabilmektedir. Oysa anne baba ayrılmış bile olsa çocukların özdeşim kuracakları, model alacakları, maddi olmasa bile manevi destek olarak başvurabilecekleri bir anne ve babaya ihtiyaçları çok uzun süre devam edecektir.

Evlilik sözleşmesinin yadırganmasının bir başka önemli sebebi evlilik kurumunun geleneksel açıdan yaşam boyu devam edecek bir kontrat olması, boşanma ihtimalinin neredeyse yok sayılmasıdır. Boşanma ihtimalini düşündüren evlilik sözleşmesi, belki de Sünni gelenekte bulunmayan ve Muta nikâhını çağrıştıracak şekilde evliliğin zaten biteceğini düşündürdüğü için bu kadar tepki çekiyor olabilir mi? Sünni İslam hukuku açısından evlilik dini olmaktan çok hukuki bir anlaşma gibi ele alınıyor. Nitekim diyanet işleri bakanlığının yayınladığı bir yazıda “İslâm hukukunun klasik doktrinine göre evlenmenin bir din adamı huzurunda yapılması şart olmadığı” söyleniyor. Evlilik akdinin bir hukuki metne dönüştürülmesi “evlenmelerin belirli bir disiplin altına alınması, tarafların, varsa veli ve vekillerinin evlenme veya evlendirme ehliyetine sahip olup olmadıklarının bilinmesi, resmî bir memur tarafından yapılan evliliklerin ispat kolaylığı taşıması, doğacak çocuklarının nesebinin daha kolay biçimde sabit olabilmesi, evlenme engelleri varsa bunların bilinmesi” gerekçeleriyle hoş görülmüştür.

dini evlilikEvlilik sözleşmesi aslında yeni bir kavram değildir. Yahudilikte ketuba adı verilen dini evlilik sözleşmesi binlerce yıldır olduğu gibi şimdi de Yahudi evliliklerinde geleneksel olarak uygulanmaya devam etmektedir. Gelin ve damadın hak ve sorumlulukları bu sözleşmeye yazılır. Osmanlıda da tezhip sanatından etkilenerek bu sözleşme süslenmekte ve Yahudilerin dini evlilik törenlerinde baş köşeye konmaktadır. Bu sözleşmenin günümüzde hukuki bir anlamı olmadığı söyleniyor.

İslam
Hukuku Profesörü Dr. Hayrettin Karaman, evlilik sözleşmesi ile ilgili yazısında “uygulanmasındaki zorluklar ve pratik olmaması”; “evliliği bir nevi ‘ortaklığa’ dönüştürme”; “eşler arasında güvensiz bir iş ortaklığı tedirginliği”; “birbirinden mal kaçırmak amacıyla çeşitli entrikalar”a yol açabilmesi ve “yargıçların ağır olan dâvâ yükünü daha da arttıracak” olması gibi bazı sakıncalarından söz etmektedir. Karaman’a göre İslam Hukukunda mal ayrılığı ilkesi vardır ve bu kadının menfaatinedir: “Kadının, ister baba ocağından getirmiş olsun, ister evlendikten sonra çalışarak veya bağış vb. yollardan kazanmış bulunsun malı, serveti kendisine aittir. Bunda kocasının ortaklığı ve dolayısıyla müdahale hakkı yoktur.” Karaman’a göre “yapılması gereken, İslâm'ın amacına uygun düşen şey, iki tarafın da emeği ve çabası ile elde ettiği kazanca ve servete sahip olabilmesidir.”

Sonuç olarak evlilik sözleşmesi ya da mal rejimi sözleşmesi geleneksel, islami, psikolojik, sosyolojik ya da hukuki, hangi açıdan bakarsak bakalım yerine oturmuş bir uygulama olmamıştır. Benin şahsi kanaatim, kişinin kendi emeği ile edindiği malların dağılımında adaletin sağlanması için devletin daha doğrudan müdahil olması gerektiği yönündedir. Hayatının baharında ve en duygusal anında çiftin “sözleşme” maddeleri üzerinde fikir birliğine varmalarını ve mantıklı bir karar vermelerini beklemek psikolojik açıdan gerçekçi değildir.

Kaynaklar:
Baker, Lynn A.; Emery, Robert E. When every relationship is above average: Perceptions and expectations of divorce at the time of marriage. Law and Human Behavior, Vol 17(4), Aug 1993, 439-450.
Eisenberg MA. The Limits of Cognition and the Limits of Contract. Stanford Law Review 1995; 47(2): 211-259.
http://www.diyanet.gov.tr/yayin/basiliyayin/yweboku.asp?id=901&yid=36&sayfa=14
http://www.hayrettinkaraman.net/yazi/hayat/0193.htm
http://www.acunn.com/makale/anani-da-al-git/576

Diğer Makaleler

» Giriş: Neden evleniyoruz? Evlilik nedenleri
» Yakın İlişkiler, Aşk ve Sevgi Nasıl Başlar
» Aşk ve sevgi
» Aşkın Psikolojisi
» Aşk ve Edebiyat: Aşkın Görünümleri
» Filozoflara Göre Aşk (Aşk ve Felsefe)
» Tanışma ve çıkma aşamasından evlilik teklifi aşamasına ilişkilerin başlangıcı
» Evlilik İçin İdeal Eş Seçimi - Evlilik Öncesi Değerlendirme
» Rus Gelin, Alevi Sünni, Türk Kürt ve İslami Evlilik, Evlilikte Din ve Kültür Faktörü
» Evlilikte psikolojik uyum ve kişilik
» Evlilik ve ilişkilerde yalan ve aldatma
» Evlilikte Aile, Para, İş ve Zaman Dengesi
» Evlilik İçin Hazır Olmak, Evlilik Eğitimi
» Evli Biriyle Evlenmeye Çalışmak! Evli Bir Erkek ya da Evli Bir Kadınla İlişki
» Evlilikte Eşitlik ve baskınlık: Kadın Erkek Eşitliği
» Evlilikte İletişim ve Öfke Kontrolü
» Evlilikte Stresle Baş Etmek İçin Zamanı Etkin Kullanma
» Boşanma
» Ruh ikizi (ruhikizi) ne demektir?
» Amerika ve İslami Evlilik Sitesi
» İnternette Arkadaşlık Siteleri'ne Girenlerin Psikolojisi
» Amerika’da Evlilik Sitesi ve Arkadaşlık Sitesi Üzerinden Tanışanlarla İlgili Rakamlar
» İnternette Evlilik Sitesi ya da Arkadaşlık Sitesi Gibi Ortamlarda Tanışan Hangi Çiftler Yüz Yüze İlişkilerinde Daha Başarılı Oluyorlar
» Bilimsel Evlilik Sitesi Nedir, Mutlu Bir Evliliği Öngörmek Bilimsel Olarak Mümkün müdür?
» İnternette Arkadaşlık Siteleri, Sosyal Ağlar ve Nezaket
» Televizyon Seyretme Davranışının ve Televizyon Programlarının Evlilik Üzerindeki Etkileri
» Çok eşlilik mi Aldatma mı?
» Haber yorum: "Şişmanlayan Türkler çöpçatanlık sitesinden atıldı"
» Bu Çocuğun Babası Kim? Evlilik Sorunları, Psikolojik Sorunlar ve Babalık Testi
» İstemediği Halde Sekse Rıza Gösterme
» Haber Yorum: “Meksika'da Kanun Koyucular Geçici Evlilik Yasa Tasarısı Hazırlıyor.”
» Seks Turizmi, Fahişelik ve Evlilik
» Haber yorum: “Evliler için kurulan yeni bir arkadaşlık sitesi, kadınların daha çok aldattığı sonucunu ortaya koydu.”
» Ten Uyumu ve Evlilik: Ten Uyumu Nedir?